"Herkes öleceğini bilir, ama kimse buna inanmak istemez.
Oysa öleceğimize inansak, bazı şeyleri farklı yapardık.
İnsan ölmeyi öğrenince yaşamayı da öğrenmiş oluyor.
Budistlerin yaptığını yap ve her sabah omuzundaki küçük kuşa sor:
O gün, bugün mü?
Hazır mıyım?
Olmak istediğim insan mıyım?
Kariyer, iyi maaş, araba ve ev taksitleri... Hayattan istediğim şey bu mu?"
"Şuraya uzanmış yavaş yavaş ölürken rahatlıkla söyleyebilirim ki,
istediğin kadar güce ya da paraya sahip ol, yaşamı satın alamazsın."
Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?" sorusuna ise
herkesi şaşırtacak kadar sade bir cevap veriyor:"
Sabah kalkar, jimnastiğimi yapar, ardından çörek ve çayla kahvaltı eder,
yüzmeye giderdim. Sonra arkadaşlarımı evde güzel bir öğle yemeğine davet eder, onlara ne kadar değer verdiğimi anlatırdım.
Ardından ağaçlıklı bir bahçede yürüyüp renkleri, kuşları seyreder, doğayı içime çekerdim. Akşam sevdiklerimle bir restorana gidip yemek yer ve en güzel kızlarla tükeninceye dek dans ederdim.
Ardından eve gelir mükemmel bir uyku çekerdim."
(Mitch Albom, "Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları", Boyner Y.1997)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder