Cuma, Aralık 24

ÖLMEYİN

ÖLMEYİN

Yavaş yavaş ölürler

Seyahat etmeyenler,

Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,

Müzik dinlemeyenler,

Vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler,

İzzetinefislerini yıkanlar

Hiçbir zaman yardım

İstemeyenler.

Yavaş yavaş ölürler

Alışkanlıklara esir olanlar,

Her gün aynı yolları yürüyenler,

Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,

Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,

Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler

İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,

Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı

Görmek istemekten kaçınanlar

Yavaş yavaş ölürler.

Yavaş yavaş ölürler

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,

Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin

Dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler...

PABLO NERUDA






Salı, Aralık 14

Pazartesi, Aralık 6

Perşembe, Aralık 2

Senfoni


Ufak şeylerden zevk alabilmek,

Lüks yerine zerafet aramak,

Saygı istemek yerine değerli olmak,

Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak,

Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak,

Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek

İşte benim senfonim.

William Ellery Channing

Cumartesi, Kasım 27

BEN


Ben;

Benden olgun insan isterim karşımda!

Benden dürüst,

En ufak dalgada,

Arkasını ...dönmeyecek kadar olgun.

Arkamı döndüğümde,

Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.

Bir o kadar cesaretli olmalı.

Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.

Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.

İşine gelince sevip,

Zoru görünce bırakmamalı!



CAN YÜCEL

Pazar, Kasım 21

Tanrılar Okulu


Yaptıklarını seven insanlar, bağımlı değillerdir. Sevenlerin, satacak zamanları olmaz. Yalnızca sevmeyen kişiler ücret karşılığında bir işe konulabilirler. Seven bir kişiye paha biçilemez.

Herkes kendisinin, elinden kaçamayacağı gardiyanı ve celladıdır.

 En büyük devrim, tüm girişimlerin en büyüğü, ama tek anlamlı olan, kendini değiştirmektir.

Düş var olan en gerçek şeydir.

Kişinin kudreti, kendine sahip olmakta ve bir o kadar da kendisine teslim olmasında yatar.

Tanrılar Okulu Düş Öğretisi - V / Stefano Elio D’Anna




Cumartesi, Kasım 20

köprü


Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar.
 Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam:
"bu köprüyü geçip bana gelir misin?"
İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.
O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer,
bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız.
Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde;
yutkunur ve şaşar kalırsın.

.İnsanca pek insanca ~ F. Nietzsche

Bilinç

Perşembe, Ekim 21

Pazartesi, Ekim 18

Soğan


Soyunurken üşür insan .....
Anlıyanı varsa ısınır  ruhu yeniden...
-k-

Çarşamba, Ekim 13

mucizeler


İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner.
Kendini çok ciddiye alır.
Mutlular, yani kendilerini gerçekten severlerse, pek düşünmezler kendilerini.
Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar.
Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır.

Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz. Bir istiridyenin içinden parlak, canlı, lezzetli bir canlının çıkabileceğini kabul ettiğimiz anda, aynı kabuktan Afrodit'in geleceğini de kabul etmişiz demektir.

Tom Robbins - Parfümün Dansı

Perşembe, Ekim 7

Pazartesi, Ekim 4

Pazar, Eylül 26

Salı, Eylül 21

Pazar, Eylül 19

Bilgelik

...bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt olur diyorum.
 bilge, hayatın bütün hazlarının ardından koşar ama o hazların hiçbirinin dangalağı olmaz.
serserilerle konuşur, berduşlarla arkadaşlık eder,
bir sürü dedikodunun farkındadır, magazinleri izler ama bulaşmaz.
günde on beş dakika televizyon izler ama sonra genellikle evleri iki katlı olduğundan yukarı çıkar,
mevlana'yı farsçasından okur, yatmadan önce iki bardak şarap içer.
bilge adamda hem sokakta süren hayatı yaşayabilme yeteneği ve gücü vardır hem de o hayatın dışına çıkabilme cesareti.
yani bilge insan, hayatın içindedir.
leman'ı, penguen'i okuduğu zaman esprileri anlar, mel mel bakmaz.

yani ben bilgeyim, bu adamlar ne biçim espri yapıyor, çok ayıp demez.
son çıkan küfürleri bilir. yeni küfürler üretir.
yaşamdan tat almayı bilir ama bunu hiçbir zaman ayağa düşürmez.
ayağıyla yaşadığı yaşamı, yukarı çeker.
o küfür ettiği zaman, küfür onda besmele gibi bir şey olur.
bizde bilge, yerinden kalkmaz, aksakallı, yemek yemez, çişi gelmez biri olarak bilinir.
oysa bilge dediğin doğal gaz kuyruğuna girer, sırasını kapan olursa kavga eder, gerekirse karakolluk olur. bu tanıma göre bilgelik, akademisyenlikle pek örtüşmüyor. akademisyenlik kötü bir iş.
bilgeliğe aykırı, otuz yıldır millete not veriyorum, kusturucu bir şey, bıktım anasını satayım, hepinize sıfır diyeceğim bir gün. ya da hepinize yüz, ne fark eder.
bilgelikle akademisyenlik arasında bir ilişki olabilir, o da yaşı 18–20 olanlarla sürekli bir arada olmaktan kaynaklanan bir şey. bu avantajı kullanırsanız, yeni kalabilirsiniz...

Prof.Dr.Ahmet İnam
Türkiye Felsefe Derneği Bşk.Yrd.
verdiği bir röportajdan

Perşembe, Eylül 16

seçim



seçimini zekice

yapmak yarılamaktır

zafere giden yolu;

diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir.


bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin,

öte yanda mecbur değilsin.

ben bir şekilde

ikisini de yapmayı becerdim.


bu yüzden benimle

bir sorununuz varsa

size

aittir.

         Charles Bukowski

Çarşamba, Eylül 15

Cumartesi, Eylül 11

Cuma, Eylül 10

Cumartesi, Eylül 4

Çarşamba, Eylül 1

Düşler


Yarını düşlüyoruz ve yarın gelmiyor
Gerçekten istemediğimiz zaferler düşlüyoruz.
Yeni gün çoktan geldiği halde
Yeni bir gün düşlüyoruz.
Yapılması gereken savaşlardan kaçıyoruz.


Çağrıyı duyuyoruz, ama hiç önemsemiyoruz
Gelecek henüz bir planken,
o gelecek için ümitleniyoruz.
Her gün kaçtığımız bilgeliği düşlüyoruz
Kurtuluş elimizdeyken,  
kurtarıcı için dua ediyoruz.

Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala dua ediyoruz.
Ve hala korkuyoruz...

N.H. KLEINBAUM
Ölü Ozanlar Derneği

Pazartesi, Ağustos 30

Çarşamba, Ağustos 25

Çarşamba, Ağustos 18

Perşembe, Ağustos 12

Pazartesi, Ağustos 9

Pazar, Ağustos 8

Cuma, Ağustos 6

Pazartesi, Ağustos 2

Pazartesi, Temmuz 26

Cuma, Temmuz 23

Pazartesi, Temmuz 19

Kontrol



Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Sandalyeye oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemessiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun
o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmessiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin.
Ne isterseniz yapın.
Sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı
gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.

Adam Fawer/Empati




Cumartesi, Temmuz 17

Pazartesi, Temmuz 12

Cuma, Temmuz 9

Pazar, Temmuz 4

Perşembe, Temmuz 1

Cuma, Haziran 25

Ahh Ruhum...


Birbirinize kizin, birbirinizle kavga edin,
yumruk yumruğa yüzlerinizi parçalayin,
gözlerinizi patlatın, kulaklarınızı koparn,
saçlarınızı yolun, derinizi parcalayin,
tekmeyle kemiklerinizi kırın.
Yalniz ananızdan doğduğunuzda olduğunuz gibi kavga edin.
Yalancı, ek bir arac kullanmayın. Mendil bile olmaz.
Ama ne olur, sakın bir insanı gönülce, gözce, dilce, ruhça kırmayın...

Özdemir Asaf / Yuvarlağın Köşeleri.

Perşembe, Haziran 24

Salı, Haziran 22

ressam



Ressam tuvale bakar.
 Fırçasını boyaya batırır.
Boyayla ıslanmış fırçayı tuvalin üzerinde dolaştırır.
Fırçasını boyaya batırır.
Fırçayı tuvalin üzerinde dolaştırır.
Ressam tuvale bakar.
Her seferde tek bir fırça darbesi.
Yaşamımızın her günü.
Böyle oluyor işte.
İşte senin kovan; içinde önermeler yüzüyor döne döne.
İşte fırçan; daldırıp gerçeklik olarak neyi kabul edeceksen kovadan al.
İşte tuvalin: Yaşam.
Şimdi bir resim yapmayı dene tamam mı?

Hipnozcu-Richard Bach

Cumartesi, Haziran 19

Perşembe, Haziran 10

Salı, Haziran 8

Robot


Kısaca özetlemek gerekirse, birey, kendi olmaktan çıkar; kültürel kalıpların kendisine sunduğu kişiliği tümüyle benimser; böylece tıpkı diğerleri gibi ve onların kendisinden beklediği gibi olur. “ben” ile dünya arasındaki tutarsızlık ve onunla birlikte de, bilinçli yalnızlık ve güçsüzlük duygusu ortadan kalkar. Bu mekânizma, bazı hayvanların kendilerini korumak üzere renk değiştirmesiyle kıyaslanabilir. Onlar da kendi çevrelerine o kadar benzerler ki, çevrelerinden neredeyse ayırt edilemezler. Kendi bireysel benliğinden vazgeçen ve neredeyse bir robot haline gelen kişi, çevresindeki milyonlarca diğer robotla aynı olur, ve artık kendini yalnız hissetmez, kaygı duymaz. Ama ödediği bedel yüksektir; kendi benliğini yitirmiştir.

Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış

idda

Pazar, Mayıs 30

ne olacak?


Hakareti affettiğimde,

Düşmanımı sevdiğimde...

Bunlar güzel erdemler,

Fakat ya dilencilerin en fakirinin,

Suçluların en gaddarının da,

kendi içimde olduğunu fark edersem?

Ya şefkatime en muhtaç kişinin,

sevilmeye en muhtaç düşmanımın,

kendim olduğunu fark edersem?

O zaman ne olacak?

Carl Gustav Jung



Çarşamba, Mayıs 26

istemek bedava:)


Ben ihtiyaç duyulmak istiyorum.
Benim birisinin hayatında vazgeçilmez olmaya ihtiyacım var.
Bütün boş vaktimi, egomu ve dikkatimi yiyip bitiricek birine ihtiyacım var.
Bana bağımlı biri. Karşılıklı bağımlılık.

Chuck Palahniuk, Tıkanma

Salı, Mayıs 25

özenmek

İnsan başkalarının talihine imrenmeye meyillidir.
Başka birinin başarısı veya eriştiği nimet ve mutluluk,
 pek çoğumuzda o "başka birinin" ne kadar talihli olduğu düşüncesine yol açar.
Onun eline geçen fırsatlara gıpta ile bakar,
bizim elimize hiçbir zaman böyle fırsatlar geçmeyeceğine hayıflanırız.
Büyük olasılıkla biz böyle bir hayıflanma içinde iken,
başkalarını bize imrendirecek fırsatlar da bizim önümüzden geçip gitmektedir.

Ümit Şimşek, Sade Hayat

Pazartesi, Mayıs 24