Cumartesi, Ağustos 29

bilgi

Yeniliklere açık insan
ruhu hep aydınlık olacak
-K-

Çarşamba, Ağustos 26

GÜL-ler




Bak dinle beni
Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben.
Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim
ve sana hiçbir zaman huzur ya da mutlulukta vadetmedim.
Sana ançak bütün bunlarla savaşmana,
özğürlüğüne kavuşmana yardımcı olabilirim.
Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.
Ben yalan şeyler vadetmedim,
hiç kuşkusuz güllük-gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandı.
Üstelik böyle bir dünya çok sıkıcı bir yer olurdu.

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Jaanne Greenberg

Pazartesi, Ağustos 24

Cumartesi, Ağustos 22

Salı, Ağustos 18

Pazartesi, Ağustos 17

Pazar, Ağustos 16

Çarşamba, Ağustos 12

Kimselerde ben yokum

Ne hayaller vardı kaçıp gitti hiç sormadan, haber vermeden
Ne umutlar vardı çalındı,arsızca harcandı değeri bilinmeden
Ne dilekler vardı,ne yapılması gerekenler, ertelendi,
Bekletildi yarınlara atıldı, yarınlar gelir mi bilmeden
Ne saatler vardı zamanın içinde düşüncelere boğulup gitmeler
O an bir daha yaşansa onu yapardım ya da bunu yapmazdım deyişler
Kibarca hayırlar, biraz kinayeli cümleler
İçini bilen yok gibi kötü ruha bürünmeler
Ne hayatlar girdi çıktı hayatıma,
Ne filmler oynadı izlenme rekorlarının hepsini kırdı belki,
Ne yalancılar geçti yollarımdan o kadar ki, ben bile az daha inanıyordum bazılarına
Nice aşklar yıprandı,yara aldı,parçalandı,değiştiyle kaldı gözlerimin önünde
Adı aşktı ama değişmedi tarifi mümkün değil artık eskisi gibi,
Ne düşüncesizler oturdu kalktı bu masalara, söylemeden ne düşündüğünü söyleyen gözlerle
Sebepsiz yaşadığını bilen nekadar hoyrat insan tanıdı beni, ne kadar aldanmış,
Aldatmış insan suçlu olduğu ilk sözünden alaşılır sanıp susanlar boşuna sustu...
Bu kadar insan tanıdım ben ama beni tanıyan biri çıkmadı...

Hacer Baygül

Salı, Ağustos 11

Pazar, Ağustos 9

güneş



Güneşin ilk ışıkları dünyaya
vurduğu zaman herşey hareket kazanır.
Çünkü o herşeye hayat verir.
Vazifesini her sabah hiç aksatmadan,
arşılık beklemeden, bıkmadan, usanmadan yapar.
İyi kötü ayırtetmeden ışığıyla her yeri sarar.
Size dokunduğu zaman içinizi ısıtır, neşe ve sevinç verir.
Ayrıca o bütün karanlıkları da aydınlığa çevirir.

İnsanın içindeki sevgi de böyledir.
O sizde olduğu zaman, içinizden taştığı zaman,
sizde herşeye, herkese hayat verirsiniz, tıpkı güneş gibi.
Başkalarını ısıtır, dertlerine çare olur,
içlerindeki karanlığı aydınlığa çevirmek için durmadan,
bıkmadan verirsiniz ışığınızı.
Ta ki, bir gün gelip, onlarda güneş olduklarını anlayıncaya kadar.
Bu böyle sürüp gider tekamüller boyu.
Böylece güneşler çoğalır durur evrende,
ir başka yere hayat vermek ve aydınlatmak için.
Haydi içimizdeki sevgiyi bulalım, güneş olalım!…
SİZ BİR GÜNEŞSİNİZ!…

Erol Yurderi

SAF


Aradığın ne?

Geçmişte uçuşan anılar mı?

Yoksa...

Hayallerinde oluşan geleceğin mi?

Her ikisi senin eserin.
-K-


Cuma, Ağustos 7

Cumartesi, Ağustos 1

Dün-Bugün-Yarın

Dün-Bugün-Yarın

Çok zaman önceydi.
O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düşünüp pişman oldu,yarını düşünüp telaşlandı;
ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.
Farkında olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi.
Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bu günü eline yüzüne bulaştırdı…Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarının telaşı da,
dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;
ama bugünü hiç yaşayamadı.
Ne yarın ne de dün!
Alıntı