Pazar, Eylül 26
Salı, Eylül 21
Pazar, Eylül 19
Bilgelik
...bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt olur diyorum.
bilge, hayatın bütün hazlarının ardından koşar ama o hazların hiçbirinin dangalağı olmaz.
serserilerle konuşur, berduşlarla arkadaşlık eder,
bir sürü dedikodunun farkındadır, magazinleri izler ama bulaşmaz.
günde on beş dakika televizyon izler ama sonra genellikle evleri iki katlı olduğundan yukarı çıkar,
mevlana'yı farsçasından okur, yatmadan önce iki bardak şarap içer.
bilge adamda hem sokakta süren hayatı yaşayabilme yeteneği ve gücü vardır hem de o hayatın dışına çıkabilme cesareti.
yani bilge insan, hayatın içindedir.
leman'ı, penguen'i okuduğu zaman esprileri anlar, mel mel bakmaz.
yani ben bilgeyim, bu adamlar ne biçim espri yapıyor, çok ayıp demez.
son çıkan küfürleri bilir. yeni küfürler üretir.
yaşamdan tat almayı bilir ama bunu hiçbir zaman ayağa düşürmez.
ayağıyla yaşadığı yaşamı, yukarı çeker.
o küfür ettiği zaman, küfür onda besmele gibi bir şey olur.
bizde bilge, yerinden kalkmaz, aksakallı, yemek yemez, çişi gelmez biri olarak bilinir.
oysa bilge dediğin doğal gaz kuyruğuna girer, sırasını kapan olursa kavga eder, gerekirse karakolluk olur. bu tanıma göre bilgelik, akademisyenlikle pek örtüşmüyor. akademisyenlik kötü bir iş.
bilgeliğe aykırı, otuz yıldır millete not veriyorum, kusturucu bir şey, bıktım anasını satayım, hepinize sıfır diyeceğim bir gün. ya da hepinize yüz, ne fark eder.
bilgelikle akademisyenlik arasında bir ilişki olabilir, o da yaşı 18–20 olanlarla sürekli bir arada olmaktan kaynaklanan bir şey. bu avantajı kullanırsanız, yeni kalabilirsiniz...
Prof.Dr.Ahmet İnam
Türkiye Felsefe Derneği Bşk.Yrd.
verdiği bir röportajdan
Perşembe, Eylül 16
seçim
seçimini zekice
yapmak yarılamaktır
zafere giden yolu;
diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir.
bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin,
öte yanda mecbur değilsin.
ben bir şekilde
ikisini de yapmayı becerdim.
bu yüzden benimle
bir sorununuz varsa
size
aittir.
Charles Bukowski
Cuma, Eylül 10
Çarşamba, Eylül 1
Düşler
Yarını düşlüyoruz ve yarın gelmiyor
Gerçekten istemediğimiz zaferler düşlüyoruz.
Yeni gün çoktan geldiği halde
Yeni bir gün düşlüyoruz.
Yapılması gereken savaşlardan kaçıyoruz.
Çağrıyı duyuyoruz, ama hiç önemsemiyoruz
Gelecek henüz bir planken,
o gelecek için ümitleniyoruz.
Her gün kaçtığımız bilgeliği düşlüyoruz
Kurtuluş elimizdeyken,
kurtarıcı için dua ediyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala dua ediyoruz.
Ve hala korkuyoruz...
N.H. KLEINBAUM
Ölü Ozanlar Derneği
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











