Pazartesi, Eylül 29

nasıl?




H-herşey

A-anda

Y-yaşanır

A-anında

T-tamamlanır
-K-

Perşembe, Eylül 25

Ayar


Huzur ver hayatına

Ruhun bunu ister

Huzur ver ruhuna

bedenin bunu sever

-K-



Çarşamba, Eylül 24

Temizlik


Temizlik yaptım bugün..Hem de tüm benliğimde.

Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.

En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım.

Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.

Görmenizi isterdim.Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız.

Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.

Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.

Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.

Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye.

Geçmişimden de bir parça kalsın istemiyordum.

Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.

Bakmadım, merak da etmedim.

Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.

Kıskançlığımı çıkardım.Meğer ben ne az kıskançmışım.

Çok kolay oldu.Sevindim.

Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.

Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.

Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.

Sıra korkularıma gelmişti.Çıkarmaya bile korktum önce.Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.

Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.

Yerini, toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.

E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.

Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endişelerimle sulamıştım.

Mutluluklarımı , ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.

Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut dahaekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim.

Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım,böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.

Çok zorlandım korkularımla.

Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.

Kenetlenmişlerdi adeta.Ama onları da sevgiyle çıkardım. .

Bir bebek şefkatiyle , öperek, severek, okşayarak.ve onları yaşamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan,pişmanlık duymadan çıkardım. .

Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım.yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.

Güzel kokular geliyor içimden. .

Saçlarım hep parlak gibi dururdu ama parlak değilmiş. .

Ellerim her zamankinden daha yumuşak, .tenim hiç olmadığı kadar duru. .

Bir su gibi sesim.

Temizlik yaptım bugün. .Bahar temizliği.Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim. .

Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim. .

Sağlık ektim, bol sıhhat...Korkusuzlukları ektim alabildiğine...Saatlerce ektim korkusuzluğu...Çılgınlık ektim , doğallık.

Sonsuzluk...Bağışlama ektim.Aşk ektim her hücreme.

Coşku, heyecan, sessizlik ektim.

Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...

Kabullenme ektim. Başeğme değil. Olduğu gibi kabullenme.

Can Dündar

Pazar, Eylül 21

Çarşamba, Eylül 17

Gerçek


tutsak


Tutsak düştük ...


Başka yaşamları
Hayatımız bildik.
Savşları bizim savaşlarımız oldu
Duşmanlarını bizde kovaladık
Sevdiklerini sevmeyi istedik
Korkularını benimsedik

Ruhumuz tutsak edilmiş
ön yargı prangaları arkasında.
Allah kurtarsın.
-K-








Pazartesi, Eylül 15

Sis


Sis yok olduğunda

hazırlıklı ol..

karşına çıkan yüzler

çok karanlık olduğunu

anlarsın.

-K-




Perşembe, Eylül 11

Kum Saati


Kum saati,

içine kum doldurulmuş altı üstü geniş, beli ince ,
eşit miktarda katının bir delikten geçerken
daima aynı zamana ihtiyaç göstereceği ilkesine
dayanarak çalışan zaman ölçme aracıdır.

kalp boşalmaya başladığında neler olur?
beyin herşeyi siler mi?
mümkün değil...
beyin kalbin duygularını hep hatırlar
işi bu...

-K-


ALI POYRAZOĞLU


Şunları bir araya toplayayım Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.

Mutfak işinden de anlarım.

Donattım sofrayı. Bayağı uğraştım.

Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.

Bayağı da para gitti.

Birinin yediğini öbürü yemez. Ötekinin içtiğini beriki içmez.

Dört kişilik sofra kurdum. Mumları da yaktım.

Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatırladım. Müziği de ayarladım.

Geldiler. 20 yaşımda ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.

Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.

Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim. "Sen karışma moruk" dediler.

Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.

Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler. Bende kabahat.

Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine

Ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarın meçhuldür,

O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür...

ALİ POYRAZOĞLU

Pazartesi, Eylül 8

MEVLANA


Niyet


Değişim bir karardır

kararın niyetin olsun

inan!

inanç umut ve sevgi barındırır

iyi niyet olduğu yerde

korku olmaz!

korku olmayan yerde

güllerin yeniden açar.

-K-



Cumartesi, Eylül 6

Cuma, Eylül 5

Salı, Eylül 2

2kelime+




içinde her düşünceyi barındıran 2 kelime

seni çok farklı yerlere ulaştıran 2 kelime

''evet'' veya ''hayır''

arada bekleyen

''cesaret''.

*

bide ''belki'' vardır

korkularının gölgesi

seni hep aynı yere çakan

kelime.


*

''Olabilir'' kelimesini bi dene
içinde...

olmak var

bilmek var.
-K-