Çarşamba, Aralık 30
Salı, Aralık 22
Pazar, Aralık 20
Cuma, Aralık 11
YALNIZLAR ÇAĞI
.....Keşke dünyayı parsel parsel bölmeseydiniz...
Bir gün en görkemli sarayların da yıkılacağı,
o görkemli saraylara sığmayan gururun,kara toprağa karışıp gideceğini bilmiyor muydunuz?
Keşke parsel parsel bölmeseydiniz dünyayı.
Bölerken seni benden bölmeseydiniz.
Çiçekler ve ağaçlar kadar ülkesiz olsaydık.
Bir yerlerde yaşayıp insan kalsaydık
Birilerimizin varlıklı,
birilerimizin aç ve yoksul olması doğal zorunluluk muydu!
Yoksullardan gasp ettiğiniz, yağmaladığınız, çaldığınız ne varsa, ölümden kurtarabildi mi sizi!
Aslında devasa bir yalnızlıktan kaçtınız, ömrünüzü anlamsızlaştırdınız…
İnsanlardan çaldığınız ne varsa, sizin yalnızlığınızı da yaşamınız gibi süsledi yalnızca.
İcat ettiğiniz yalnızlık, size ölüm korkusu olarak, sahte bir yaşam olarak geri döndü.
Yaşam bir bumerang gibi, başkalarına verdiğiniz acıyı da, sevgiyi de kat kat katlayarak geri döner size…
Adnan Durmaz
(yalnızlar çağı yazısından)
Çarşamba, Aralık 9
bak bakabilirsen
kdjsjs,jpokaZX?WEQailkzpğw....
ne dediğimi anladın mı?
anlamadın biliyorum....
gözlerin gözlerime bakmadıkça
hem kör hem sağırsın....
-K-
Salı, Aralık 8
Hayal et
Bir çocuğun hayallerini paylasmak için durdunuz mu hiç ?
Hani kucağına aldığı oyuncak bebeğine mamasını yedirmeye çalışan ufaklıktan bahsediyorum.
Hiç onlarla aynı sofraya oturup paylastınız mı yemeklerini ?
Ya da, oyuncak tabancasıyla sağa sola ateş eden oğlunuzun tabancasından cıkan hayalet kurşun size de isabet ettimi ?
Peki onların hayal atlarına binip oradan oraya sürdünüzmü atınızı hiç ?
Yoksa, “saçmalama oğlum, o elinde tuttugun silah gerçek değil” ya da “oyuncak bebekler mama yemezler” diyerek onların hayallerini baltalamayımı sectiniz ?
Peki en son ne zaman hayal kurdunuz bir çocuk gibi ? Hatırlıyormusunuz ?
Yoksa birileri her hayalinizden sonra “saçmalama, gene çocuklar gibi hayaller kurmaya basladın !!! ” diyerek hayallerinizi icinize atmayı mı ogretti ?
Bir hayalinizin pesinden koşmayı denediniz mi hic, kimsenin söylediklerine aldırmadan ya da
birilerinin hayalleri oldunuz mu hiç ?
Sunu bilin ki ; hayalleri olmadan bir hiçtir insan.
Ve siz, bir hiç olmayacak kadar insansınız …
Ne olur!!!
Hayallerinizi baltalayanlara,
oyuncak tabancalarınızı elinizden almak isteyenlere ve
sizi hayalsiz bir dünyaya hapsetmeye çalışanlara
kulak asmayın…
Ve bir çocugun hayallerini hiçbir zaman yıkmayın …
Unutmayın ;
Hayal edebildiğiniz surece guzeldir dünya
ve hayaller,
onlara inandığınız kadar gerçektirler…
“Hayallerinizi kovmayın; çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız belki, fakat
artık yaşamıyorsunuz demektir.
Mark Twain
Pazar, Aralık 6
Perşembe, Aralık 3
Pazar, Kasım 29
UYUM

Perşembe, Kasım 26
Salı, Kasım 24
Pazar, Kasım 22
Okçu
Pazar, Kasım 15
iyiki VAR-sın
Cumartesi, Kasım 14
oyun içinde oyun
ama aslında tanımıyorlar,
tahminleriyle boşlukları doldurmak, sizinkiyle çok az ilgisi olan yepyeni bir
yaşam yaratmak, böylece artık güvendesiniz.
kafalarından uzak tutmak gerek, çünkü ne tür bir oyun oynarsanız oynayın sizin
hakkınızda konuşacaklar,bundan kaçamazsınız ve zaten siz de aynısını yapardınız.
Cuma, Kasım 13
Çarşamba, Kasım 11
Pazar, Kasım 8
ya sen?
BEN KİMİM
Candan Erçetin
Az mıyım çok muyum?
Var mıyım yok muyum?
Ben neyim?
Masal mıyım gerçek miyim?
Kaç mıyım göç müyüm?
Hiç miyim suç muyum?
Ben kimim?
İbret miyim cinnet miyim?
Hiçlikler içinde kanayan yürek
Yokluklar içinde savaşan beden
Boşluklar içinde karışan zihin
Güçlükler içinde değil miyim?
Yoksa Yoksa
Her ihanete akıl erdiren
Her cehalete kılıf uyduran,
Her esarete fiyat biçtiren
Sen değil de ben miyim?
Geçimsizim bu günlerde
Kimsesizim bu yerlerde
Değersizim bu ellerde
Çaresizim doğduğum yerde
Ses miyim sus muyum
Sis miyim pus muyum
Ben neyim ?
Deha mıyım? Heba mıyım?
Ak mıyım pak mıyım
Al mıyım Sat mıyım
Ben kimim ?
Yarar mıyım? Ziyan mıyım?
Yalanlar içinde doğruyu bulan
Cayanlar içinde sözünde duran
Satanlar içinde ayak direyen
Yananlar içinde değilmiyim
Her adalete duvar ördüren
Her cesarete kilit vurduran
Her asalete boyun eğdiren
Sen değil de ben miyim
Geçimsizim bu günlerde
Kimsesizim bu yerlerde
Değersizim bu ellerde
Çaresizim doğduğum yerde
Çarşamba, Kasım 4
Salı, Kasım 3
Pazartesi, Ekim 26
Pazartesi, Ekim 19
Bazi insanlarin yüreği sağdadır.
Size göre farklı taraftaki yürekleriyle
Size göre farklı severler.
Yaşayışları ters gelir size.
Kuralları farklıdır,
Sevgileri, sevileri farklı...
O insanlar sizden çok farklıdır.
Farkı farkettiğinizde
Tek şeritli bir yolun
ters tarafında
aslında sizin olduğunuzu anlarsınız.
Bu da ters gelir size,
kabullenemezsiniz...
W. Generous BLACKSTONE
Cuma, Ekim 16
Resim
Bir Kuşun Resmini Yapmak İçinÖnce bir kafes resmi yaparsın
Kapısı açık bir kafes
Sonra kuş için
Bir şey çizersin içine
Sevimli bir şey
Yalın bir şey
Güzel bir şey
Yararlı bir şey
Sonra götürür bir ağaca
Asarsın bu resmi
Bir bahçede
Bir koruda
Ya da bir ormanda
Saklanır beklersin ağacın arkasında
Ses çıkarmaz
Kımıldamazsın
Kuş bazen çabuk gelir
Ama uzun yıllar bekleyebilir de
Karar vermezden önce
Yılmayacaksın
Bekleyeceksin
Yıllarca bekleyeceksin gerekirse
Resmin başarısıyla hiç ilişiği yoktur çünkü
Kuşun çabuk ya da yavaş gelmesinin
Geleceği olup da geldi mi kuş
Çıt çıkarmak yok
Kafese girmesini beklersin
Girdi mi kafese fırçanla
Usullacık kapısını kaparsın
Sonra kuşun bir tüyüne dokunayım demeden
Bütün kafes tellerini teker teker silersin
Yerine bir ağaç resmi yaparsın
Dallarının en güzeline kondurursun kuşu.
Tabii ne yapraklarının yeşilini unutacaksın
Ne yellerin serinliğini
Ne de yaz sıcağındaki böcek seslerini
Otlar arasında.
Sonra beklersin ötsün diye kuş
Ötmezse kötü
Resim kötü demektir
Öterse iyi olduğunun resmidir
İmzanı atabilirsin artık
Bir tüy koparırsın usulca
Kuşun kanadından
Ve yazarsın adını resmin bir köşesine.
Jacques Prévert
Cumartesi, Ekim 10
Pazar, Ekim 4
MÜKEMMELLİK

KİŞİSEL MÜKEMMELLİK ANDI
Ben dünyaya geldiğim genetik yapıyla yaşamımı oluşturan tüm deneyimlerin bir toplamıyım.
Bu deneyimlerimin bazıları iyi , bazıları kötü , ama hepsi benimdi.
Şu anda , olmayı hakettiğim kişiyim.
Yaşamım , konumum ve çevrem olan etkim , yaptığım seçimlerin bir yansımasıdır.
Eğer tümüyle olabileceğim kişi değilsem , bu , daha yükseğe ulaşmayı seçmediğim içindir.
Değiştiremeyeceğim geçmişte yaşamamaya ya da garantileyemeyeceğim geleceği bekleyerek zaman yitirmemeye ve - tüm sahip olduğum şey olan - ŞİMDİ'nin gerçekliğinde yaşamaya kararlıyım.
Her şeyi beceremeyebilirim , ama bazı şeyleri yapabilirim.
Elbette herşeyi iyi yapamayabilirim , ama bazı şeyleri pekala iyi becerebilirim.
Kazanacağımı garanti edemem , ama şunun için söz verebilirim :
Kaybetmenin yaşamımda bir alışkanlık haline gelmesine izin vermeyeceğim ve eğer kaybedersem , bu , yürekliliğimi kaybetmek anlamına gelmeyecek.
Böylece yaşamı dimdik ve yüreklilikle karşılayacak , onu tüm benliğimle duyumsayacak , büyük düşünecek ve tüm varlığımla çabalayacağım.
Başaracaklarım belki insanlık tarihinin yönünü değiştirmeyecek , ama girişimlerim kendi yazgımı değiştirecek.
Kendimi bu sözü gerçeğe dönüştürmeye adıyorum.
John Compere
Cuma, Ekim 2
Perşembe, Ekim 1
Salı, Eylül 29
Çarşamba, Eylül 23
Dostoyevski

Dünyanın değişebilmesi için önce insanların değişmesi gerekir.
Herkes birbirinin gerçek kardeşi olmadığı sürece insanların kardeşliğinden söz edilemez. Kişioğlunun yaratılışı, hakkına razı olmaya bırakmaz onu hiçbir zaman.
Bu yüzden herkes kendine verileni az bulup homurdanacaktır her zaman.
Başkalarını çekemeyecek, onları yok etmeye çalışacaktır.
Bunun ne zaman gerçekleşeceğini soruyorsunuz.
Gerçekleşecek ama önce kişioğlunun yalnızlaşma çağının sona ermesi gerekmektedir.
–“Hangi yalnızlaşmadan söz ediyorsunuz?” diye sordum.
Şimdi, özellikle bu son günlerde giderek her yerde yaygınlaşan yalnızlaşmadan.
Henüz tam başlamadı, zamanı gelmedi... çünkü şimdi herkes kişiliğini tam olgunluğa erdirmek, hayatı tanımak çabasındadır.
Ne var ki olgunlaşacağız derken evrende yapayalnız olduklarını gördükleri için,
bu çabaları kendi kendilerini yok etmekle sonuçlanır.
Çünkü günümüzde herkes kopmuştur toplumdan, kendi kabuğuna çekilmiştir.
Herkes birbirinden uzaklaşıyor, saklayabildiğince şeyi de kendine saklıyor.
Sonunda insanlardan kaçmaya başlıyor kişi.
Kendi başına para biriktirirken şöyle düşünüyor:
“Şimdi ne güçlüyüm! Hiçbir şeyden korkum yok artık!”
Oysa ne denli zengin olursa, onu yok edecek güçsüzlüğün içine o denli gömüldüğünü bilmez çılgın. Çünkü tek kendine güvenmeye alışmıştır.
Toplumdan kopmuş, ruhuna, insanların yardımına inanmamayı,
insanlardan bir şeyler beklememeyi öğretmiştir.
Paralarının, onların ona verdiği hakların kaybolmasından korkar yalnızca.
Çağımızda insanlar gülünç bir inatla, kişiliğin gerçek güvenliğinin, yalnız başına çalışmakta değil, tüm insanlığın beraberliğinde olduğunu anlamamakta diretiyorlar.
Ama hiç kuşku yok ki, bir gün gelecek, bu ürkünç yalnızlık da sona erecek, insanlar birbirlerinden kopmalarının anlamsızlığını bir anda anlayacaklar.
Bunca zaman karanlıkta nasıl oturduklarına, ışığı göremediklerine şaşacaklar.
Salı, Eylül 22
Perşembe, Eylül 17
Yazgı
Pazar, Eylül 6
Perşembe, Eylül 3
Salı, Eylül 1
Cumartesi, Ağustos 29
Çarşamba, Ağustos 26
GÜL-ler
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Jaanne Greenberg
















































